Kategoriler



Bilgi


SAĞLIKLI BESİNLER, 
        SAĞLIKLI KADINLAR,
                SAĞLIKLI NESİLLER...

Sağlıklı beslenme, genel sağlığımızı etkileyen en önemli faktörlerden birisidir. Son yıllarda büyük şehirlerde edindiğimiz yeni hayat tarzları, özellikle yanlış beslenme alışkanlıkları, sağlığımızI tehdit eder hale geldi. Fast foodlar, sağlıksız zayıflama reçeteleri, ilaçlar, etrafımızı kuşatan rafine hazır gıdalar…. Şöyle bir çevremize bakıyoruz ve adeta bir salgın gibi artan kanserler vakalarını, kalp hastalıklarını görüyoruz. Oysa biliyoruz ki sadece beslenme alışkanlıklarımızda yapacağımız küçük değişikliklerle pek çok hastalığa karşı korunabilir, ailemizi koruyabiliriz… Doğal veya doğala en yakın halleri ile tüketmemiz gereken bu sağlıklı besinlere göz atacak olursak;

Meyve – Sebzeler;

A ve C vitaminleri, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, iyot gibi mineraller içeren meyve ve sebzeler mevsiminde, taze ve/veya çiğ (ya da az pişirilmiş) olarak tüketildiklerinde vücudumuzu pek çok hastalığa karşı korurlar. Özellikle C vitamini kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur, fazla âdet kanaması olan kadınlarda kanamayı dengeler, bağışıklık sistemini güçlendirir, sinir sistemine iyi gelir, enfeksiyonlara karşı etkilidir. A vitamini de kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur. Kadınlarda A vitamini eksikliği adet kanamalarını artırır, cildi yaşlandırır, meme kanseri riskini arttırır. Potasyum vücuttaki sıvı dengesini sağlamaya yardım eder. Menopoza giren kadınlarda potasyum-sodyum dengesi bozulur (potasyum sodyum oranı 5:1 olmalı) ve kilo alırlar, tansiyonları yükselir, çabuk yorulurlar ve vücut dirençleri düşüktür. Kalsiyum ve magnezyum sakinleştirici özellikleri ile strese birebirdir (en iyi bitkisel kalsiyum kaynakları arasında brokoli, ıspanak ve turp vardır). Çevresel kimyasal ve kanserojenlerden kurtulmanın bir yolu bol sebze ve meyve tüketmektir. Karaciğerde biriken bu toksinlerin temizlenmesi için özellikle lahana, brokoli, brüksel lahanası, biber, domates, portakal ve mandalina tüketilmeli, karaciğer fonksiyonunu artırmak için de diyette sarımsak, soğan, armut ve elmaya da bol bol yer verilmelidir. Yeterli Boron (günde 3 mg.) alınması menopoz sonrası kadınlarda östrojen dolaşımını artırır ve kalsiyumun vücuttan atılmasını engeller, bu da kemik kaybını en aza indirir. En iyi boron kaynakları kuru erik, çilek, ayva, şeftali, kuru incir, lahana, hindiba ve elmadır.

Tam Tahıllar;

Tahıllar lif, protein, karbonhidrat, yağ, B ve E vitaminleri, kalsiyum, magnezyum, potasyum, demir gibi zengin bir içeriğe sahiptir. Günümüzde pek çok kadın hormon dengesizlikleri nedeniyle kist ve miyomlardan şikayetçidir. Özellikle östrojen hormonunda görülen fazlalık ve eksiklikler bunun ana sebebidir. Tam tahıllar içerdikleri yüksek fitoöstrojen (bitkisel östrojen), lif, B ve E vitaminleri nedeniyle kadınlarda östrojen düzeyini dengelerler. Bunun yanında tam tahılların yüksek lif içeriği bağırsak sisteminin düzenli çalışmasını sağlar ve özellikle çevresel östrojenlerden (tarım ilaçları, gıdalardaki hormonlar gibi) kaynaklanan östrojen fazlalığının vücuttan atılmasına yardımcı olurlar. B ve E vitaminleri hormon dengesini sağlar. Ayrıca E vitamini menopoz sırasında yorgunluk, ateş ve sinir sistemindeki dengesizlikleri normale döndürür. Tam tahıllar kolesterolü düşürür, menopoz sonrası kalp krizi riskini azaltır ve kan şekerini dengeler. Tahıllarda olmayan amino asitler bakliyatlarda bolca bulunur ve beraber tüketildiklerinde (esmer pirinç- fasulye, mısır-barbunya gibi) amino asitlerin de eksiksiz olarak alınmasını sağlar.

Bakliyatlar;

Protein, lif, karbonhidrat içeren bakliyatlarda B vitaminleri, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve demir de bulunur. Kalsiyum ve magnezyum güçlü kemikler için gereklidir. Potasyum ise kalp atışlarını düzenler. Her üç mineral de sağlıklı kas gelişimi için önemlidir. B vitamini karaciğerin östrojen düzeyini dengelemesine yardım eder. Bakliyatlar çok iyi protein kaynağı olduklarından ve yağ-kolestrol içermediklerinden et ve ürünlerinin kısıtlı olduğu diyetlerde kaliteli protein kaynağı olarak tercih edilmelidir.Soya ürünleri kadınlar için özellikle önemlidir. İçerdikleri izoflavonlar, yapısal olarak kadınlarda bulunan östrojen hormonuna benzeyen bitkisel östrojenlerdir. Hormon tedavisinde kullanılan ilaçlar gibi yan etkilerinin olmaması soya tüketimini daha da önemli kılar. Soya, özellikle hormona bağlı kanserlerde (kadınlarda rahim ve göğüs kanserleri), kalp hastalıklarında ve kemik erimesi riskine karşı faydalıdır.

Tohum ve Yemişler;

Protein, yağ, lif, A, B, D ve E vitaminleri, kalsiyum, potasyum, magnezyum, demir, fosfor içeren tohum ve yemişlerde ayrıca Omega 3 ve Omega 6 yağ asitleri vardır. Özellikle menopozdan sonra vücuttaki östrojen seviyesi düştüğünden bu yağ asitlerinin tüketimi daha da önemlidir. En iyi Omega 6 kaynakları keten tohumu, kabak çekirdeği, ayçekirdeği, susam ve cevizdir. En çok Omega 3 ise keten tohumu, soya, ceviz, kabak çekirdeği ve yeşil yapraklı sebzelerde vardır. Pek çok tohum ve yemiş hayvansal gıdalardan daha yararlı kalsiyum kaynaklarıdır, çünkü daha az doymuş yağ içerdiklerinden kolesterolü etkilemezler.