Kategoriler



Bilgi

Şişmanlık, hangi yaşta olursa olsun günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi olmaya başladı...Şişmanlık ya da Obezite kısaca vücut ağırlığına yansıyan yağ dokusunun artmasıdır. Bütün gelişmiş toplumlarda her geçen yıl şişman olanların sayısı, düzenli olarak ve hızla artıyor. Ülkemizde de çocukluk yaş grubu şişmanlığı, bilhassa kentsel yerleşimde önemli bir sağlık sorunu halini almaya başladı. Özellikle okul dönemindeki çocuklarda beslenme ile ilgili yaşanan aşağıdaki faktörler şişmanlığın başlıca nedenlerini oluşturur;

Çocukların okul ile birlikte beslenme özgürlükleri artar ve kendi tercih haklarını kullanmaya başlarlar… Artık ev dışındaki öğünleri daha fazladır, buda artık daha fazla sayıda öğünü atlamaları demektir. Daha fazla atıştırmaya başlarlar. Belki de ilk kez fast food ile tanışırlar, daha fazla meşrubat tüketmeye başlarlar. Okul saatleri erken ise kahvaltı etme alışkanlıkları azalmaya başlar, Günlük süt tüketimleri azalır. Meyve-sebze daha az tüketmeye başlarlar. Okullarda açık büfe varsa tek tip ürünlere eğilim artar. Servis kullanmak ve fiziksel aktivitenin azalması, oyun ve spora gereken zamanın ayrılmaması… Ailelerin çocuklara küçük yaşlardan itibaren doğru beslenme alışkanlıklarını verememiş olmaları da bu sebeplerle birleşince karşımıza ciddi bir sağlık sorunu olan "obezite" çıkmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre son on yılda 2–4 yaş grubunda şişmanlık görülme sıklığı % 4’den % 9’a yükselmiştir. 6–15 yaş grubunda ise üç kat artarak, % 5’den % 16’ya çıkmıştır. Bu da bize öncelikli hedef kitleyi net olarak işaret etmektedir. Ayrıca biliyoruz ki ergenlik yaş grubunda obez olanların % 80’i erişkin yaşta da obez olarak yaşamlarına devam ederler. Daha küçük yaş grubunda obez olanların da % 35-50’si daha sonraki yaş gruplarında da obezdirler. Dolayısı ile özellikle okul çağındaki çocuklara verilecek doğru beslenme eğitimi çok önem kazanmaktadır.

Etkileri ve sebep olduğu hastalıklar: 

Vücut ağırlığındaki bu artış çocuğunuzun, bazıları hemen, bazıları ise ilerleyen yaşlarda görülebilen koroner kalp hastalığı, kolesterol, damar sertliği, hipertansiyon, diyabet, gut, bazı kanser türleri (göğüs, rahim, safra, bağırsak, prostat… vb), mide rahatsızlıkları (ülser, gastirit … vb), karaciğer yağlanması, nefes darlığı, eklemlerde zorlanma gibi pek çok hastalığa yakalanmasına neden olabilir. Yapılan araştırmalarda doğru beslenme, fiziksel aktivite ve kilo kontrolü ile örneğin pek çok kanser türünden % 40 oranında korunabileceğimiz görünmektedir.

Çocuğunuzu şişmanlığa karşı korumak için;

Başta tüm aile üyeleri doğru gıda seçimi, gıdaları doğru ve sağlıklı hazırlama ve saklama konularında yeterince bilgili olmalıdır. Unutmayın! Şişman çocuk sağlıklı çocuk demek değildir... Porsiyonlarınızı gözden geçirin ve çocukların ölçülerine ve ihtiyaçlarına göre porsiyonlar hazırladığınızdan emin olun. Çocukların mümkün olduğunca tüm besin gruplarından her gün tüketmelerini sağlayın. Çocuğun sevmediği yiyecekler için baskı yapmak yerine daha yaratıcı yemeklerle bu gıdaları çocuğa sevdirmeye çalışın. Çocuğun sevdiği yemekleri diğer besinlerle de zenginleştirin. (Makarnasına yoğurt- peynir ekleyerek protein tüketimini arttırmak gibi)

Tatlılar yerine çocuğun meyve tüketmesini sağlayın, meyveleri değişik tatlarla hazırlayıp çocuğa sevdirmeye çalışın (mevsime uygun meyvelerle hazırlanacak sütler, tatlılar, meyve salataları gibi). Yemeklerin mutlaka sofrada belirli saatlerde yenmesine özen gösterin, özellikle tv ve bilgisayar karşısında yemeğe izin vermeyin. Çocuğunuzun okulda ne yediği ile yakından ilgilenin, gerekirse uzmanların-diyetisyenin önerilerini okul yönetimi ile paylaşın ve çocuğa uygun öğünler hazırlanmasını sağlayın. Okul yönetimi ile kantin ve yemekhanelerde sağlıklı gıdalar bulundurulması konularında görüşün ve tüm velilerle iş birliği yapın. Çocuğunuzun yeterince fiziksel aktivite yapmasını sağlayın, gerekirse bu konuda uzmanlardan destek alın. Çocuklar büyükleri en çok da aile üyelerini taklit ederler, kendi beslenme alışkanlıklarınızla onlara örnek olacağınızı unutmayın.